<<
GERİ DÖN
ANTALYA
Antalya ve çevresinde birçok antik şehir yer alır. Antalya yolu
üzerindeki Aspendos, Perge ve Side bunlardan bazılarıdır. Bu tarihi
yerlerden başka Antalya sahil ve plajlarıyla da bilinir. Konyaaltı,
Karpuz kaldıran ve Lara sahilleri ünlü. Antalya ayrıca şelaleler
şehri olarak da ün yapmıştır. Düden, Manavgat ve Kurşunlu
Şelaleleri, yerli ve yabancı binlerce turistin uğrak yerleri
arasında yer alır. Yayla ve kış sporlarının yapıldığı Beydağları ve
Saklıkent ise şehrin birer doğal güzellikleridir.
Antalya'da büyük miktarda Sur, kilise, cami, medrese, mescit, han ve
hamam vardır. Kaleiçi surlarının çepeçevre sarıp kucakladığı yat
limanı şehrin en eski yerleşim birimidir. Antalya'nın simgesi olan
Kaleiçi'nde Yivli Minare, Kesik Minare ve tarihi evleri bulunur .
Antalya Kaleiçi’nde en güzel örneklerini görebileceğiniz geleneksel
Türk mimarisinin göze çarpan ilk özellikleri tabiatla uyum içinde
olmalarıdır. Bu mekanların tamamını yürüme mesafesindedir.
Antalya'da Türkiye'nin 3 Doğal Şelalesi bulunmaktadır bunlar:
Düden Şelalesi
Kurşunlu Şelalesi
Manavgat Şelalesi
Antalya Müzesi
Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda, Antalya’nın İtalyan işgali altında
bulunduğu sıralarda bazı İtalyan arkeologları medeniyet adına
yapıldığını öne sürerek, merkez ve yakın çevredeki ören yerlerinde
ele geçirdikleri çeşitli arkeolojik değerleri İtalyan
Konsolosluğu'na taşımaya başlamışlardı. Bu girişimleri durdurmak
amacıyla, 1919 yılında Sultani öğretmeni olan Süleyman Fikri Bey
Antalya mutasarrıflığına başvurarak, kendisini fahri asar-ı atika
memuru tayin ettirmiş ve öncelikle merkezdeki eski eserleri
toplayarak Antalya Müzesi'ni kurma yoluna gitmiştir.
1922 yılında Alâeddin Camii'nde, 1937 tarihinden itibaren Yivli
Camii'de faaliyet gösteren müze, 1972'de bugünkü yeni binasına
taşınmıştır. 1982 yılında geniş çapta bir tadilat ve onarım ihtiyacı
nedeniyle ziyarete kapatılmış, Eski Eserler ve Müzeler Genel
Müdürlüğü'nce yapılan onarım ve teşhir tanzim çalışmaları sonucu
1985 Nisan ayında çağdaş müzecilik anlayışına göre düzenlenen yeni
şekliyle tekrar hizmete girmiştir. Müze 13 teşhir salonu, çocuk
bölümü ve açık hava galerilerinden oluşmaktadır. Tamamı yöreye ait
olan eserler genellikle kronolojik ve yer yer konularına göre teşhir
edilmektedir.
Kaleiçi Bugün Antalya'nın "Tarihi Çekirdek Kenti" olan ve "Kaleiçi"
adıyla tanınan semti büyük bir kısmı yıkılmış ve yok olmuş iki surla
çevrilidir. İç sur, yarım daire şeklinde yat limanını kuşatır.
Restorasyon çalışmaları sonucunda Kaleiçi, pansiyonları, barları,
çarşısı ile turizm merkezi haline gelmiştir. Liman ise yat limanı
olarak düzenlenmiştir. Keleiçi restorasyon çalışmalarından dolayı
Turizm Bakanlığı'nı 28 Nisan 1984 de FİJET tarafından Altın Elma
(Turizm Oskarı) ödülü verilmiştir.
Hadrianus Kapısı Zamanımıza kadar yanlarındaki iki kule ile sağlam
kalan tek kapı Üçkapılar veya diğer adı ile Hadrianus Kapısı olup,
Pamphylia'nın en güzel kapısıdır. M.S. 130 yılında imparator
Hadrianus'un Antalya'ya gelişi onuruna yapılan kapı, sütunları
hariç, tamamen beyaz mermerden yapılmıştır. Oyma ve kabartmaları
olağanüstüdür. Eski Antalya Evleri Yazların çok sıcak ve kışların
ılık geçtiği Antalya'da evlerin yapımında soğuktan çok, güneşi
önlemeye ve serinlik sağlamaya önem verilmiştir. Gölgeli taşlıklar
ve avlular hava akımını kolaylaştıran özelliklerdir. Depo ve hol
görevi yapan girişi ile üç kat üzerine kurulmuştur.
Perge
Antalya'nın 18 km doğusunda, Aksu Bucağı'nın sınırları içindedir.
Kilikya Pisidya ticaret yolunun üstünde yer aldığı için önemli bir
Pamphylia şehridir. Şehrin kuruluşu diğer Pamphylia şehirleriyle
aynı zamana rastlar (M.Ö. 7 yy.). Ana tanrıçası Perge Artemisi olan
Perge hristiyanlar için önemli bir kent idi. M.S. Aziz Paulos ve
Barnabas Perge'ye gelmiştir. Magna Plancia gibi kimi zenginler
Perge'ye önemli anıtlar kazandırmışlardır. İlk kazıların 1946
yılında İstanbul Üniversitesi tarafından başlatıldığı Perge'de
önemli kalıntılar şunlardır:
Tiyatro:
Cavea, orkestra ve scene olmak üzere üç ana bölümden oluşur. 12,000
seyirci kapasitelidir. Alt tarafta 19, üstte 23 oturma sırası
vardır.
Stadion:
34 x 34 m. boyutlarındadır. Tonozlar üzerinde onüç oturma sırası
vardır. Doğu ve satı tarafa otuzar, kuzeyde ise on tonoz
bulunmaktadır. Her üç tonozdan biri Stadion'a giriş, diğer ikisi ise
dükkan olarak kullanılmaktadır
Agora:
Şehrin ticari ve politik merkezidir. Ortadaki avlunun etrafında
çepeçevre dükkanlar vardır. Bazı dükkanların tabanı mozaikle
kaplıdır. Meydanın ortasında 13.40 m. Çapında yuvarlak bir yapısı
olan agora 76 x 76 m. boyutlarındadır.
Sütunlu Cadde:
Aropol eteğinde nympheum arasında uzanır. Ortasında 2 m.
genişliğinde bir su kanalı caddeyi ikiye ayırır.
Perge'deki diğer yapılar, nekropol, surlar, gymnasium, hamam,
anıtsal çeşme ve kapılardır.
Sillyon
Aksu'nun 13 km kuzeydoğusunda Yanköy yakınlarındadır. Kent, Aspendos
ve Perge yönünde, yüksekte duran bir plato üzerine, M.Ö. 14.yy.da
kurulmuştur. Çeşitli uygarlıkları yaşayan kentten Selçuklular da
yararlanmıştır. Stadyum, cimnazyum, kuleler, Selçuklu Mescidi ve
sahne kısmı yok olan bir tiyatro geriye kalan kalıntılardır.
Termessos
Termesos Antalya'ya 34 kilometre mesafedeki bir Doğal Park olan
Güllük Dağı içerisinde batı tarafında 1050 metre yükseklikte bir
plato üzerindedir. Termesos Anadolu'nun içlerinden gelen Solymler
tarafından kurulmuştur.
Önemli kalıntılardan olan 4200 kişi kapasiteli tiyatro, İmparator
Augustus tarafından M.S. 1.yy. ın hemen başlarında yaptırılmıştır.
Üstü örtülü meclis toplantı binası olan Odeon'un 600 kişilik oturma
yeri bulunmaktadır. Birbirine bağlı beş sarnıçtan oluşan yer altı
sarnıcı su depolamak ve zeytinyağı saklamak için kullanılmıştır.
Batı tarafı açık, diğer tarafları sütunlu galerilerle çevrili Agora;
6 m. yükseklikteki platform üstünde oturan kahramanlık anıtı Hereon,
Korint düzenli tapınak, Zeus Solymeus Tapınağı, Küçük ve Büyük
Artemis Tapınakları, Gymnasium, gözetleme kuleleri diğer önemli
kalıntılarıdır. Bunların dışında pek çok anıt ve 1200 ün üzerinde
kaya mezarı bulunmaktadır.
Olympos
Antik Likya'nın en önemli liman kentlerinden olan Olympos, tarih
boyunca mitolojiyeye konu olmuştur. Konumunun elverişliliği
nedeniyle korsanların barınağı olan Olympos, bugün sahip olduğu
tarihsel değerleri, 3200 m'lik mutteşem sahili, endemik bitkileri,
Caretta caretta'ları Khimaira'sı, tüm sportif etkinliklere olanak
veren muhteşem doğası ve pansiyon olarak kullanılan meşhur ağaç
evleri ile tüm dünyaca bilinmektedir. Detaylı Bilgi
Ariassos
Antikite'den kalma Ariassos, Antalya-Burdur otoyolu'nun 48.
kilometresinde, sola dönülen bir sapaktan bir kilometre mesafededir.
Bir dağın yamacında kurulmuş olan şehir hamamları, kaya mezarları
açısından görülmeye değerdir.
Phaselis
Phaselis'e Antalya-Kemer otoyolu'nun 57. kilometresinde sola bir
kilometre döndükten sonra ulaşılır. Rodoslular tarafından milattan
önce 7. yüzyılda kurulan kent Doğu Likya'nın en önemli liman kenti
olarak bilinir. Üç iskelesi bulunan antik kentin içinde 20-24
genişliğinde bir cadde bulunmaktadır. Caddenin batı ucundan Hadrian
geçidi, sağ ve sol yanlarından ise dükkanlar ve hamamlar
bulunmaktadır. Kente kara ve denizyolu ile ulaşmak mümkündür.
Limyra
Milattan önce 5. yüzyıldan beri varolduğuna inanılan kent
Kumluca-Finike Karayolu'nun 11. kilometresindedir. 141 yılında
yaşanan depremde önemli bir hasar görmüş kent ayakta kalmayı
başarmış fakat 7. ve 9. yüzyılda Arap işgaline uğramasının ardından
boşalmıştır. Kent üç parçadan oluşmuştur. Acropolis, yerleşim
birimleri ve necropolis.
Arycanda
Kumluca-Finike otoyolunun Turunçova mevkiine 26 kilometre
uzaklıktadır. Akarçay vadisini kontrol eden kentin tam olarak ne
zaman kurulduğu bilinmemektedir. Buluntulara göre kentin milattan
önce 5. yüzyılda varolduğu düşünülmektedir. M.S. 240 yılında yaşanan
depremde önemli ölçüde zarar gören kent 11. yüzyıla kadar
canlılığını sürdürmüştür. Bizans döneminde Aalanda olarak bilinen
kentin birçok binası iyi korunmuş durumdadır.
Demre (Myra)
Finike'ye 25 km. Kaş'a 48 km. uzaklıktaki Demre, Likya uygarlığının
6 büyük şehrinden biridir. İlk kez M.Ö. 5. yüzyılda yerleşim merkezi
haline gelen Demre, önceleri deniz kıyısındayken, Demre çayının
getirdiği alüvyonlar sonucunda denizle olan bağlantısı kesilmiştir.
Şehir M.S. 9. yüzyıldaki Arap istilaları sonrasında terkedilmiştir.
Kaya mezarları, tiyatro ve St. Nicholas kilisesi görülmeye değer
yapılardır. Hadrian tarafından yaptırılan içinde tahıl ambarı da
bulunan Andriake limanının Demre ile bağlantısı vardır.
St. Nicholas
Kilisesi
Yaygın olarak Noel Baba olarak bilinen St. Nicholas M.S. 245'te
Fethiye yakınlarında Patara'da doğmuş ve M.S. 363'de ölmüştür.
Zengin bir ailenin iyi eğitilmiş oğlu olan St.Nicholas hayatını
insanlara özellikle de çocuklara ve denizcilere yardıma adamıştır.
Bu yardımlarının sağladığı ünü bugüne dek Noel Baba efsanesi olarak
gelmiş ve güncelliğini korumuştur.
Demre rahibi olarak insanlara dini ve sosyal yardımlarda bulunan St.
Nicholas ölünce Demre'ye gömüldü ve mezarının yanına adına bir
kilise inşaa edildi. 1080'de İtalyan korsanlar bazı kemikleri
Bari'ye kaçırdılar. Ancak kalan bazı kemik parçaları bugün Antalya
Müzesindedir.
İlki 5-7 Aralık 1983 yılında yapılan Noel Baba sempozyumu, o günden
beri değişik din ve eğitimlerden gelen insanların katılımıyla her
yıl tekrarlanıyor. Bu sempozyumda St. Nicholas'ın çizgisinden
gidilerek değişik din ve inançlardan olan insanlara barış, dostluk
ve kardeşlik çağrısı yapılıyor.
Simena (Kale)
Güzelliğini, tarihi, denizi ve güneşinden alan Simena'ya Üçağız'dan
deniz yoluyla da ulaşılabilir. Karşısındaki Kekova adasında bulunan
ve Akdeniz'in büyüleyici mavisinin altında yer alan batık şehri ve
antik kalıntılar görülmeye değerdir. Tarihi Likya uygarlığına kadar
uzanan Simena'da pek çok uygarlık kalıntılarına rastlamak mümkün.
Kayalara oyulmuş tiyatro ve surlar bunlardan yalnızca birkaçıdır.
ULAŞIMI NASIL
Antalya'ya Türkiye'nin her yerinden rahatlıkla ulaşabilirsiniz
NEYİ YENİR
Antalya'ya gelen yabancılara lokantalarda aşağıdaki yemekleri
denemelerini tavsiye edebilirim:
Paça Çorbası
İşkembe Çorbası
Tandır Kebabı
Saç Kavurması
Antalya Usulü Piyaz
Arap Kadayıfı
Karpuz Kabuğu Reçeli
Bergamut Reçeli