Astroloji Nedir
Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini
yorumlayan bir bilim dalıdır. İnsanoğlunun yazılı tarihinin başından
beri var olan astroloji, bilimlerin en eskisidir.
Astroloji kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. Astroloji
dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum
haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri
gösterir. Sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi
sizin iradeniz içindedir. Gezegenlerin iyi açılar yaptığı şanslı
dönemlerde, hiçbir şey yapmadan oturursanız bu fırsatları
kaçırabilirsiniz. Aynı şekilde gezegenlerin zorlayıcı etkiler
yaptığı dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz tüm
zorlukları aşabilir, farkında bile olmadığınız içinizdeki gücü
ortaya çıkarabilirsiniz
Dünya varolduğundan beri insanın doğaya karşı verdiği "varoluş"
savaşında kullandığı en etkili araçlardan bir tanesi de
Astroloji'dir. Astroloji ilk insanın, genelde gökyüzünden gelen
doğal afetleri kontrol etme çabası sonucunda ortaya çıkmış olan,
bugün artık bilimsel değeri olmadığına inanılan bir "bilim"dir.
Astroloji'nin temelinde sembollerle akıl yürütme ve tümevarım
bulunur. Diğer pek çok bilim dalıyla bağlantısı olan Astroloji
sayesinde, doğum haritasının yorumlanmasıyla insanın kişiliği,
hayatı, keşfedilmemiş potansiyelleri, kökleşmiş alışkanlıkları,
fiziksel problemleri, yetenekleri ve ilerleyen zamanlardaki
dinamizmi çok rahat tespit edilebilir.
Sizler için sitemizde diğer pek çoklarının aksine, mümkün olan en
kapsamlı çalışmalar derlenmiştir. Uzun bir deneyim sürecinin ve
geniş bir kaynakçanın katkılarıyla hazırlanan "Astroloji Yazıları"
kendinizi tanımanızda, güçlü yanlarınızı geliştirmenAstroloji Nedir
Astroloji, gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini
yorumlayan bir bilim dalıdır. İnsanoğlunun yazılı tarihinin başından
beri var olan astroloji, bilimlerin en eskisidir.
Astroloji kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. Astroloji
dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum
haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri
gösterir. Sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi
sizin iradeniz içindedir. Gezegenlerin iyi açılar yaptığı şanslı
dönemlerde, hiçbir şey yapmadan oturursanız bu fırsatları
kaçırabilirsiniz. Aynı şekilde gezegenlerin zorlayıcı etkiler
yaptığı dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz tüm
zorlukları aşabilir, farkında bile olmadığınız içinizdeki gücü
ortaya çıkarabilirsiniz
Dünya varolduğundan beri insanın doğaya karşı verdiği "varoluş"
savaşında kullandığı en etkili araçlardan bir tanesi de
Astroloji'dir. Astroloji ilk insanın, genelde gökyüzünden gelen
doğal afetleri kontrol etme çabası sonucunda ortaya çıkmış olan,
bugün artık bilimsel değeri olmadığına inanılan bir "bilim"dir.
Astroloji'nin temelinde sembollerle akıl yürütme ve tümevarım
bulunur. Diğer pek çok bilim dalıyla bağlantısı olan Astroloji
sayesinde, doğum haritasının yorumlanmasıyla insanın kişiliği,
hayatı, keşfedilmemiş potansiyelleri, kökleşmiş alışkanlıkları,
fiziksel problemleri, yetenekleri ve ilerleyen zamanlardaki
dinamizmi çok rahat tespit edilebilir.
Sizler için sitemizde diğer pek çoklarının aksine, mümkün olan en
kapsamlı çalışmalar derlenmiştir. Uzun bir deneyim sürecinin ve
geniş bir kaynakçanın katkılarıyla hazırlanan "Astroloji Yazıları"
kendinizi tanımanızda, güçlü yanlarınızı geliştirmenizde,
zayıflıklarınızın üstesinden gelmenizde, daha tatminkar ilişkiler
kurmanızda ve ilerletmenizde size yardımcı olacaktır.
Astroloji dünyasının Koç burcunda doğan en ünlü astroloğu Dane
Rudhyar’dır. (1895-1985)
23 Mart 1895’te Paris’te doğmuş, 16 yaşında Sorbon’dan felsefe
dalında bakalaryasını almıştır. O dönemde Nietzsche’nin radikal
fikirlerinden etkilenmiştir. 21 yaşında Amerika’ya göç etmiştir.
Astrologluğun yanısıra tanınan bir besteci, şair, sanatçı ve
filozoftur. O döneme kadar ağırlıklı olarak insanların başına
gelecek olayları tahmin etmeye çalışan astrolojiye yepyeni bir boyut
getirmiş, Koç burcu doğasına uygun olarak, insanı kendi merkezine
alan humanistik astroloji akımını başlatmıştır.
Çalışmalarında Madame Blavatsky’nin Gizli Doktrininden, C.G.
Jung’un eserlerinden, hümanistik psikiyatrist Carl Rogers’tan ve
yeni gelişmekte olan Einstein fiziğinden etkilenmiştir.
1936 yılında yazdığı The Astrology of Personality (Kişiliğin
Astrolojisi) bu idealin başlangıcı olmuştur. İyi ve kötü
gezegenlerin olmadığını, krizlerin büyüme fırsatı sunduğunu söyleyen
ilk astrologlardandır. Ve bu düşünceleri o döneminde bir devrim
niteliğindedir. Mesajı kısaca şöyle özetlenebilir:
Evren içiçe geçmiş bütünlerden oluşur. Bir bütün içinde bir başka
bütün, onun içinde bir başka bütün. Bir insan, bizim gezegenimiz,
güneş sistemi, galaksi –bunların hepsi daha büyük bir bütünün
içindeki bütünlerdir. Hepimiz bir amaçla, daha büyük bütünün temel
bir ihtiyacını yanıtlamak üzere doğduk. Astroloji bu amacı
bulmamıza, kendimizi ona uyarlamamıza, bütünleşmiş kişilikler
olmamıza, içimizdeki potansiyelleri gerçekleştirmemize yardım eder.
Bu potansiyeller doğumdan itibaren içimizde –meşe palamutunun
içindeki bir meşe ağacı olma potansiyeli gibi- tohum olarak
mevcuttur. Eninde sonunda, amaç daha büyük bütünle bağımızı fark
etmek, onu gerçekleştirmek ve kendimizi bu bütüne adamak, insanlığa
hizmet etmektir.
“Astrolojinin esas ve zorunlu amacı ... yol üzerinde ne ile
karşılaşacağımızı söylemekten ziyade, onunla nasıl karşılaşmamız
gerektiği ve bu karşılaşmanın temel nedeni hakkında fikir vermektir.
Bütün bir insan olma yolunda, içimizdeki hangi niteliğin, ne tür bir
gücün belirli bir aşamadan geçmesi gerektiğini söyler.”
“Olaylar bizim başımıza gelmez, biz onların başına geliriz.”
Sözü Dane Rudhyar’ın en bilinen sözüdür. Şöyle devam eder: “Eğer
kaldırımda yürürken bir adamın kafasına bir tuğla düşerse, bu,
adamın sorumluluğudur. Adam tuğlanın düşme alanına girmiştir. Adam
tuğlanın başına gelmiştir, çünkü o bilinçli bir bireydir. Tuğla ise
evrensel doğanın küçük bir parçasıdır.” Rudhyar şöyle devam eder:
“Bize ne oluyorsa, onun olması gerekir. Her kriz bir meydan
okumadır, her astrolojik transit veya hareket dönüşüm, arınma ve
genişleme için fırsat sunar. Astrolojinin hüneri bu eşikte bize
neyin yaklaştığını anlamamızda yardımcı olmaktır. Astrolojinin
değeri danışanın kendisini kabullenmesine ve şimdi olan biteni veya
olup bitmiş olanı anlamasına yardım etmektir.
Bu sözlerin anlamını şöyle örnekleyebiliriz. Diyelim ki eşiniz sizi
aldattı ve sizden boşandı. Eğer bunun kinine sarılıp, intikam almaya
çalışırsanız, intikamın alanına girersiniz. O alanda bundan sonra
yaşayacaklarınız sizin sorumluluğunuzdur. Öte yandan bu kaybın
yasını tutup yaşamınıza devam ederseniz bir başka alana girersiniz.
Bu alan dönüşüm, arınma ve büyüme sonucu girdiğiniz bir alandır.
Burası kendinizi bütünleme ve daha büyük bütüne adama olanağı sunar.
Yaşamın size getirdiği meydan okuma ile yüzleşip eşiği atlamış
olursunuz.izde, zayıflıklarınızın üstesinden gelmenizde, daha
tatminkar ilişkiler kurmanızda ve ilerletmenizde size yardımcı
olacaktır.
Astroloji dünyasının Koç burcunda doğan en ünlü astroloğu Dane
Rudhyar’dır. (1895-1985)
23 Mart 1895’te Paris’te doğmuş, 16 yaşında Sorbon’dan felsefe
dalında bakalaryasını almıştır. O dönemde Nietzsche’nin radikal
fikirlerinden etkilenmiştir. 21 yaşında Amerika’ya göç etmiştir.
Astrologluğun yanısıra tanınan bir besteci, şair, sanatçı ve
filozoftur. O döneme kadar ağırlıklı olarak insanların başına
gelecek olayları tahmin etmeye çalışan astrolojiye yepyeni bir boyut
getirmiş, Koç burcu doğasına uygun olarak, insanı kendi merkezine
alan humanistik astroloji akımını başlatmıştır.
Çalışmalarında Madame Blavatsky’nin Gizli Doktrininden, C.G. Jung’un
eserlerinden, hümanistik psikiyatrist Carl Rogers’tan ve yeni
gelişmekte olan Einstein fiziğinden etkilenmiştir.
1936 yılında yazdığı The Astrology of Personality (Kişiliğin
Astrolojisi) bu idealin başlangıcı olmuştur. İyi ve kötü
gezegenlerin olmadığını, krizlerin büyüme fırsatı sunduğunu söyleyen
ilk astrologlardandır. Ve bu düşünceleri o döneminde bir devrim
niteliğindedir. Mesajı kısaca şöyle özetlenebilir:
Evren içiçe geçmiş bütünlerden oluşur. Bir bütün içinde bir başka
bütün, onun içinde bir başka bütün. Bir insan, bizim gezegenimiz,
güneş sistemi, galaksi –bunların hepsi daha büyük bir bütünün
içindeki bütünlerdir. Hepimiz bir amaçla, daha büyük bütünün temel
bir ihtiyacını yanıtlamak üzere doğduk. Astroloji bu amacı
bulmamıza, kendimizi ona uyarlamamıza, bütünleşmiş kişilikler
olmamıza, içimizdeki potansiyelleri gerçekleştirmemize yardım eder.
Bu potansiyeller doğumdan itibaren içimizde –meşe palamutunun
içindeki bir meşe ağacı olma potansiyeli gibi- tohum olarak
mevcuttur. Eninde sonunda, amaç daha büyük bütünle bağımızı fark
etmek, onu gerçekleştirmek ve kendimizi bu bütüne adamak, insanlığa
hizmet etmektir.
“Astrolojinin esas ve zorunlu amacı ... yol üzerinde ne ile
karşılaşacağımızı söylemekten ziyade, onunla nasıl karşılaşmamız
gerektiği ve bu karşılaşmanın temel nedeni hakkında fikir vermektir.
Bütün bir insan olma yolunda, içimizdeki hangi niteliğin, ne tür bir
gücün belirli bir aşamadan geçmesi gerektiğini söyler.”
“Olaylar bizim başımıza gelmez, biz onların başına geliriz.”
Sözü Dane Rudhyar’ın en bilinen sözüdür. Şöyle devam eder: “Eğer
kaldırımda yürürken bir adamın kafasına bir tuğla düşerse, bu,
adamın sorumluluğudur. Adam tuğlanın düşme alanına girmiştir. Adam
tuğlanın başına gelmiştir, çünkü o bilinçli bir bireydir. Tuğla ise
evrensel doğanın küçük bir parçasıdır.” Rudhyar şöyle devam eder:
“Bize ne oluyorsa, onun olması gerekir. Her kriz bir meydan
okumadır, her astrolojik transit veya hareket dönüşüm, arınma ve
genişleme için fırsat sunar. Astrolojinin hüneri bu eşikte bize
neyin yaklaştığını anlamamızda yardımcı olmaktır. Astrolojinin
değeri danışanın kendisini kabullenmesine ve şimdi olan biteni veya
olup bitmiş olanı anlamasına yardım etmektir.
Bu sözlerin anlamını şöyle örnekleyebiliriz. Diyelim ki eşiniz sizi
aldattı ve sizden boşandı. Eğer bunun kinine sarılıp, intikam almaya
çalışırsanız, intikamın alanına girersiniz. O alanda bundan sonra
yaşayacaklarınız sizin sorumluluğunuzdur. Öte yandan bu kaybın
yasını tutup yaşamınıza devam ederseniz bir başka alana girersiniz.
Bu alan dönüşüm, arınma ve büyüme sonucu girdiğiniz bir alandır.
Burası kendinizi bütünleme ve daha büyük bütüne adama olanağı sunar.
Yaşamın size getirdiği meydan okuma ile yüzleşip eşiği atlamış
olursunuz.