Düşük
Fetusun, gebeliğin 28. haftasından önce ölümü,
ve rahmin (uterusun) dışına atılmasıdır.
tansiyon düşüklüğü
Büyük tansiyon, 11'den aşağı düştüğü zaman tansiyon düşüklüğü
vardır. Bu duruma tıp dilinde hipotansiyon denir. Tansiyon, ateşli
hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi
bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan sonraki iyileşme döneminde
düşer. Bazı kadınların aybaşı hallerinde, veya sıcakta fazla ter
kaybından sonra veya sinirli kimselerde de tansiyon düştüğü görülür.
Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir hastalığın işareti
olabilir.
abortus
düşük olayı ile uterus dışına atılan embriyo. yada fetus.
anemik
Kan değerleri düşük olan, yani kan sayımında eritrosit sayıları
ve hemoglobin miktarı düşük olan kişi.
ateş
Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her
yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen
ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha
düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece
oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde
yüksektir. Vücut ısısı 36,2 - 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle
birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut
kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli
idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı,
grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı,
bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle
tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir.
başdönmeleri
Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet
eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir.
Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kulak ağrısı. Araç tutmaları. Ani hava
değişimi. Bazı göz hastalıkları. İlaç zehirlenmeleri. düşük veya
yüksek tansiyon. Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları. Kansızlık ve
kan hastalıkları. Mikrobik hastalıklar. Beyin hastalıkları. Sara ve bazı
ruh hastalıkları. Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin
tespit edilmesi gerekir. Baş dönmelerine yapılacak ilk iş hemen oturmak
veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. Baş dönmesi sık sık
oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.
gastroptozis
Mide düşüklüğü.
imminent abortus
düşük tehdidi altındaki gebelik.
kulak çınlaması
Kulak çınlaması, kulak uğultusu veya kulak vızıltısına, tıp dilinde
tinnitus denir. Çok çeşitli nedenleri vardır. Bunlar arasında, kulak
kiri, içkulak iltihabı, ortakulak iltihabı, menier hastalığı, ateşli
hastalıklar, yorgunluk, zafiyet, bazı ilaçlar, yüksek veya düşük
tansiyon sayılabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.
rahim iltihabı
Rahimim iç yüzünün iltihaplanmasına tıp dilinde endometri denir. Nedeni,
belsoğukluğu, doğumdan ve çocuk düşürdükten sonra rahimde parça kalması
veya rahim düşüklüğüdür. Hastanın karın bölgesi hassastır,
vajinadan cerahatli ve sümüğe benzer akıntı gelir. Aybaşı kanamaları
fazla olur. Bacaklarda ve leğen kemiği bölgesinde ağrı vardır. Bu
ağrılar dinlenmekle geçer. Doktora başvurmak gerekir.
rahim kanseri
Çoğunlukla rahim boynunda ve vajinanın başlangıç kısmında meydana gelen
bir hastalıktır. Çok düşük yapan veya çok doğuran kadınlarda daha
fazla görülür. Tıp dilinde uterus kanseri denir. Vajinadan kan veya fena
kokulu akıntı gelir. Böyle durumlarda, vakit kaybetmeden doktora
başvurmak gerekir.
tansiyon
Kan basıncına tansiyon denir. Kalp her kasılışında belirli miktardaki
kanı atardamarlara pompalar. Bu sırada da, kan basıncı en yüksek
seviyeye çıkar. Buna büyük tansiyon denir. Kalbin iki kasılışı arasında
geçen zaman içinde ise, kan basıncı en düşük seviyeye iner. Buna
da küçük tansiyon denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki
fark da nabız basıncını gösterir. Tansiyon yaşa bünyeye ve tansiyon
ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklılık gösterir.
Yaşlandıkça tansiyon yükselmesi normaldir.
uyurgezerlik
Tıp dilinde somnambülizm adı verilen bu hastalıkta hastanın şuuru uykuda
olduğu halde, duyu organları uyanıktır. Belirtileri hastaya göre
değişir. Bazıları uykularında gezer; bazıları ise uykularında konuşur,
bağırır, el ve kol işareti yapar. Uyandıkları zaman da uykularında
yaptıklarını hatırlamazlar. Daha çok ruhsal bir bozukluğun ifadesidir.
Ayrıca başından yaralanmış olanlarda, kanlarındaki şeker oranı düşük
veya beyin damarlarında sertleşme olanlarda da uyurgezerlik görülebilir.
Bazı kimselerde ise genetiktir. Uykuda gezen hastaların devamlı olarak
ailesi tarafından kontrol altında tutulması, başına gelecek herhangi bir
kazayı önlemesi açısından faydalıdır.
zayıflık
Kişinin vücut ağırlığının yaşına, cinsiyetine ve boyuna göre hesaplanmış
normal değerlerden daha düşük olması.
|
 |