|
Kapadokya,
(Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir). Bölge 60
milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü
lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl
boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya
çıkmıştır.
İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır.
Hititler'in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde
Hırıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara
oyulan evler ve kiliseler bölgeyi Hıristiyanlar için devasa bir
sığınak haline getirmiştir.
Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir.
Coğrafi olaylar Peribacaları'nı oluştururken, tarihi süreçte,
insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş,
bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin
izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik
döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hititlerle
başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler
arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek
Yolu'nun da önemli kavşaklarından biridir.
GEZİLECEK YERLER
Zelve: Avanos'a 5 km, Paşabağlarına 1 km uzaklıktaki Zelve,
Aktepe'nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuştur. Üç vadiden
olaşan Zelve Ören Yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir.
Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdelidir.
Zelve, özellikle IX. ve XIII. yüzyılda hıristiyanların önemli
yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda
rahiplere ilk dini seminerler de bu yörede verilmiştir.
Çavuşin (Nicephorus Phocas) Kilisesi:
Göreme-Avanos yolu
kenarında, Göreme'ye 2.5 km uzaklıktadır. Oldukça yüksek tek
nefli, beşik tonozlu, üç apsisli olan kilisenin narteksi
yıkılmıştır. 964/965 yıllarına tarihlenmektedir.
Güllüdere (Aziz Agathangelus) Kilisesi: Çavuşin köyüne yaklaşık
2 km uzaklıktaki Güllüdere vadisinin en soldaki kolunda yer
alır. Vadinin hemen başlangıcında, solda dik bir yamaç üzerine
yapılmıştır.Nef, dikdörtgen planlı, düz tavanlı ve geniş tek
apsislidir. VI.-VII. yüzyıla tarihlenen mimariye IX.-X. yüzyılda
apsis ilave edilmiştir. Apsisteki iki ya da üç fresk seviyesi
apsisin devamlı olarak boyandığını gösterir. Madalyon içinde
tahtta oturan İsa'nın sağında ve solunda yer alan İncil
yazarlarının sembolleri simetrik olarak resmedilmiştir. Düz
tavan, kabartma olarak yapılmış, ortada daire içinde haç,
kenarlarda ise palmiye motiflerinin arasında çelenk motifleriyle
dekore edilmiştir. Bu şekilde haçı esas alan dekorasyonlar daha
çok İkonoklastik Döneme aittir. Kapadokya'da yaşayan halkın haça
karşı özel sevgisinden dolayı İkonoklastik Dönem sonrasında da
sevilerek yapılan bir motiftir. Çünkü haç Kudüs'teki "Kutsal
Haç"ı temsil etmekteydi.
Özkonak Yeraltı Şehri:
Avanos'un 14 km uzağında yer alan yeraltı
şehri, İdiş dağının kuzey yamaçlarına volkanik granit bünyeli
tüf tabakalarının oldukça yoğun olduğu yere yapılmıştır. Geniş
alanlara yayılmış olan galeriler birbirlerine tünellerle
bağlanmıştır.
Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirlerinden farklı olarak katlar
arası haberleşmeyi sağlayacak çok dar ve uzun delikler
bulunmaktadır. Düzgün oyulmuş odaların girişleri kapatıldığında
havalandırma da bu dar (5cm) ve uzun deliklerle sağlanmıştır.
Yine diğer yeraltı şehirlerinden farklı olarak sürgü taşından
sonra, tünel üzerine (düşmana kızgın yağ dökmek maksadıyla)
delikler oyulmuştur.
Özkonak yeraltı şehrinde Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehrinde
olduğu gibi hava bacası, su kuyusu, şırahane ve sürgü taşları
bulunmaktadır.
ULAŞIMI NASIL
Nevşehir'e ulaşım en çok karayoluyla sağlanıyor. Yöreye uzanan
yollar genel olarak iyi durumda... En önemli karayolu bağlantısı
Ankara-Kayseri.
Bölgeye gitmek için İstanbul 'dan yola çıkmışsanız, otobanı
izleyerek keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. İstanbul –
Nevşehir, İzmir – Nevşehir, Ankara – Nevşehir güzergahlarında
her gün araç bulunabiliyor. Nevşehir Kapadokya ve Lüks Göreme
Turizm gibi yerel firmaların bu güzergahlarda çok sık seferleri
var. Yörenin büyük yerleşim birimlerine uzaklıkları ise şöyle:
İstanbul-Nevşehir arası 730 km, İzmir-Nevşehir arası 763 km,
Ankara- Nevşehir arası 276 km
NEYİ YENİR
Otel restoranları zengin açık büfeleri ile yarım pansiyon
kalanlara hizmet veriyorlar.
|