
|
BAZI
KEMOTERAPİ İLAÇLARININ ÖZEL YAN ETKİLERİ
Sindirim sisteminizde
Bazı
kemoterapi ilaçlarının sıklıkla görülen yan etkilerinden bir tanesi de
mide bulantısı ve bunu izleyen kusmalardır.Buna rağmen bazı hastalar
kemoterapilerinde mide bulantısı ve kusmadan şikayetçi olmazlar.Her ilaç
da bulantıya sebep olmaz.Verilen ilaca bağlı olarak bulantı oluyorsa,
kemoterapi enjeksiyonundan birkaç dakika veya birkaç saat sonra
başlayabilir ve birkaç saat devam edebilir,nadiren ertesi gün de bulantı
hissedebilirsiniz.Çok ender olarak bazı vakalarda bulantının birkaç gün
devam ettiği görülmüştür.Doktorunuz bulantıyı önlemek ve iyileştirmek
için bulantı önleyici bazı ilaçlar önerebilir.Tedavi ekibinin kemoterapi
yapılırken bunun önlemlerini almasına rağmen bazı kişiler bulantı
hissetmektedir.Bu normal olabileceği gibi fazla hassasiyetten de ileri
gelebilir.Çünkü tedavi başlamadan veya tedaviye gelirken bile bulantı
hissi olanlar bulunmaktadır.Eğer bu derece hassas iseniz evinizden
çıkarken bir teskin edici ilaç almakta fayda vardır.Bütün önlemlere
rağmen bulantı ve kusmanız oluyorsa tedaviden 1-2 saat önce ve tedaviden
3 saat sonrasına kadar bir şey yemeyiniz.Tedaviye başlamadan 30 dakika
kadar önce içeceğiniz hafif tatlandırılmış soğuk limonata tat alma
duyunuzun değişmemesini sağlar ve bulantıyı önlemeye yardımcı olur.
Bulantı
hissi ve kemoterapiden kaynaklanan tat alma duyunuzdaki değişiklikler
iştah kaybına yol açabilir.
Bazı
kemoterapi ilaçları sindirim sistemini etkileyerek ishal ve kabızlığa
neden olabilir.İshal kemoterapiyi takiben birkaç gün takip
edebilir.Bağırsaklarınızdaki bu tip değişiklikleri doktorunuza
bildirin,bazı ilaçlarla kabızlık veya ishal sorununuza yardımcı
olacaktır.
Sindirim
sisteminizle ilgili yardımcı uyarılar
-Eğer mide
bulantısı ve kusma şikayetleriniz varsa hemen doktorunuza bildirin.
Doktorunuz bulantıyı önleyici ilaçlar önerecektir.
-Normal zamanlarda midenizin tam bir tokluk hissi duyuncaya kadar çok
sulu şeylerle doldurmayın.
-Bulantıyı hissettiğiniz zaman yemek yemekten ve hazırlamaktan
kaçının.Yemek kokularından,yemek yiyen kişilerden uzak durmanızda fayda
vardır.
-Bulantının azalması için soğuk veya oda ısısındaki yiyecekleri tercih
edin.Patates veya elma püresi,kreker,az kızarmış ekmek ve peynir lokma
lokma yenebilir.
-Küçük yudumlarla yavaşça,elme veya çilek suyu,limonata,çorba,et
suyu,çay ve su gibi sıvıları çokca için fakat yemekten önce midenizi
sıvı ile doldurmayın.
-Her gün az ve sık yiyin.Bir günlük yiyeceklerinizi az miktarda 5-6
defada alın ve yiyecekleri iyi çiğneyin.
-Tedaviden hemen önce yemek yerine birkaç saat önce yiyin.
-Tatlı,yağlı,aşırı tuzlu,baharatlı ve kızarmış yiyecekler bulantıyı
arttırırlar.
-ishal durumunda az posalı,bol proteinli ve kalorili yiyecekleri
yemelisiniz.Aşırı sıcak ve soğuk yiyeceklerden sakınınız.Bazen süt ve
sütlü yiyecekler dokunabileceği gibi hindistan cevizi faydalı
olabilir.İshal ile kaybettiğiniz sıvıyı içerek tamamlayın.
-Eğer kabızlık meydana gelirse,meyva,tahıl,sebze gibi lifli yiyeceklere
ağırlık vererek sıvı için.Her gün aynı saatlerde düzenli yemek yemeye
çalışın ve her yemekte meyve suyu için veya meyva yiyin.Tuvalete
gitmeden önce sıcak bir şeyin içilmesi faydalı olabilir.Kuru erik
kompostosu ve sıcak içecekler bağırsak faaliyetlerini canlandırı.
Saçlarınız
ve cildinizde
Saç
dökülmesi kemoterapinin en sık yan etkilerinden birisi olmakla
beraber,bazı kemoterapi ilaçları hiç saç dökmez veya fark edilmeyecek
kadar az miktarda saç döker.Bazıları da geçici olarak,bölgesel veya
tamamen saç dökülmesine yol açabilir.Saç dökülme miktarı,kullanılan
ilaca, dozaja ve hastanın gösterdiği bireysel reaksiyona bağlıdır.Bir
kısım ilaçlar da kemoterapi başladıktan bir veya iki hafta sonra saçları
dökmek yerine,kafa derisine yakın bir yerden kırar.
Genelde
saç dökülmesi birkaç hafta sonra görülür,çok ender olarak birkaç gün
içinde de başlayabilir.Vücudunuzdaki tüyler de dökülebilir.Kemoterapi
neticesinde saçlarınız dökülürse, tedaviniz tamamlanır tamamlanmaz
tekrar çıkacaktır.
Eğer
saçınızın dökülmesi az ise veya tedaviden sonra yeniden çıkmaya
başladığı dönemde iseniz,şöyle hareket edin;3-5 günlük aralarla saçınızı
kuru sabun veya hafif proteinli sabunla yıkayın ve duru suyla
çalkalayarak hafifçe elinizle kurulayın.
Tedavi esnasında bazı ilaçlar,ender olarak deride yaygın toksik etkiler
yapabildiği gibi,ilaçların serumla verildiği durumlarda serumun gittiği
damarda ve üzerindeki deride de bazı yan etkiler yapabilir.Hatta benzer
değişimler tırnaklar ve ağızda da daha ender olarak görülebilir.Her
zaman olmayan,fakat ender de olsa bazen görülebilen ve tümü tedaviden
sonra normale dönen bu değişimlerin önde gelenlerini şöyle sıralamak
mümkündür.En sık görülen derideki yaygın veya yer yer ya da serum giden
damarların etrafındaki kırmızılıklar ve ürtiker tarzındaki
değişimlerdir. Eritem adı verilen bu tipteki kırmızılıklar genellikle
ilaç uygulandıktan 30 dakika veya birkaç saat içerisinde başlar ve kısa
sürede kaybolur.
Bazen su
çiçeği şeklinde ve içi sıvı ile dolu kabarcıklar da oluşabilir.Bu
belirtiler genellikle iki üç haftalık sürede tümüyle kaybolur.Eğer bu
kabarcıklar iltihaplanırsa doktorunuz gerekli önlemleri alacaktır.
Bazı
ilaçlar daha ender olarak avuç içi veya ayak tabanlarında hafif ağrılı
kızarmalar yapabilir. Tedavi bittikten 5-7 gün sonra bunlar kaybolur.
Tırnak
dipleri,ağız içi,serumun gittiği damar boyunda veya deride yer yer veya
yaygın olarak kara lekeler oluşabilir.Genellekle kemoterapi
yapılmasından 2-3 hafta sonra ortaya çıkan bu belirtiler tedavi
bittikten sonra 10-12 hafta devam edebilir.
Bazı
ilaçlar güneş ışınlarına karşı duyarlılık ile cildinizi güneş yanığı
gibi kızartabilir veya cildiniz kuruyup rent değiştirebilir.Ayrıca
tırnaklarınız daha geç uzayabilir ve tırnaklarda beyaz lekeler
oluşabilir.
Saçlarınız
ve cildinizle ilgili yardımcı uyarılar
-Size
verilen ilaçlar yan etki olarak saçlarınızı dökecekse,tedaviden önce
saçlarınızı mümkün olduğunca kısa kestirin.Uzun saçların ağırlığı kafa
derisini çeker ve dökülme oranını arttırabilir.
-Saç
spreyi,saç boyası,meç,röfle ve perma sıvıları gibi kimyasal maddeleri
kullanmayın.
-Saçlarınızı yumuşak bebek fırçaları ile tarayın.
-Saç
kurutma makinası,saç maşası ve bigudi kullanmayın.
-Saçlarınız dökülürse,bunu kapatmak için peruk kullanabilirsiniz.
-Cildiniz
kuruyup kaşınırsa nemlendirici bir krem kullanmanız iyi gelecektir.
-Tırnaklarınızdaki beyaz lekeleri kapatmak için takma tırnak veya oje
kullanabilirsiniz.
-Güneşte
dışarı çıkarken yüksek faktörlü güneş kremi kullanın.
Bazı
kematerapi ilaçlarının saç dökmesi buzlu şapka kullanılarak
önlenilebilir.Buzlu şapka, kan akışını ve ilaçın kafa derisine
ulaşmasını geçici olarak kısıtlar.Maalesef,bu şapka herkeste aynı etkiyi
göstermez çünkü sadece belli bir kısım ilaçları bloke eder.En iyisi
doktorunuza sormaktır.
Kemik iliğinizde
Kemik iliği kemiğin içinde yer alan ve kan hücreleri ileten süngerimsi
bir maddedir.Üç tip kan hücresi (alyuvar,akyuvar ve trombosit) üretir.
Eritrositler ( Alyuvarlar)
(Vücutta oksijeni taşıyan hemoglobin içerirler)
Eğer
kandaki alyuvar sayısı düşerse hemoglobin miktarı da azalacağından
kendinizi yorgun ve bitkin hissedersiniz,çünkü vücudunuzda taşınan
oksijen miktarı azalır ve nefer darlığından da şikayet edebilirsiniz.Tüm
bunlar anemi,yani kansızlık (kanda alyuvar ve dolayısıyle hemoglobin
eksikliği) belirtileridir.
Anemi,kan
nakli ile başarı ile tedavi edilir.Kan naklinde verilen alyuvarlar
çabucak akciğerlerden oksijen alıp vücuttaki diğer doku ve organlara
dağıtırlar.Böylece yorgunluk ve bitkinlik hali ortadan kalkacak,nefes
darlığı şikayetleri de sonlanacaktır.
Kemoterapiniz sırasında,düzenli kan testleri yapılarak kanınızdaki
alyuvar sayısı izlenecek ve eğer gerekirse kan nakli yapılacaktır.Bazı
kişiler hastalık kapabilecekleri endişesi ile kan naklinden korkarlar.Bu
yersiz bir endişedir.Çünki size verilen kan bu risklere karşı gerekli
test ve incelemelerden geçirilmiştir.
Lökositler
(Akyuvarlar)
(Enfeksiyonlara karşı koymak için gereklidir)
Eğer
kandaki akyuvarların sayısı düşerse enfeksiyonlara karşı duyarlığınızı
arttırır çünkü mikroplara karşı koyacak yeterli akyuvar kanınızda
azalmıştır.
Akyuvarlar,vücudun mikroplara karşı en etkin savunma
araçlarıdır.Kemoterapiniz sırasında mikroplara karşı savunmayı
güçlendirmek için antibiyotik takviyesi yapılır.Tedaviniz süresince
düzenli olarak yapılan kan testleri ile akyuvar sayısının düştüğü tespit
edilirse kanınıza direk olarak damardan antibiyotik verilir.Bazen
antibiyotik tedavisi için hastanede kalmanız da gerekebilir.
Trombositler
(Kanamaları önleyip pıhtılaşmaya yardım ederler)
Eğer
kandaki trombosit sayısı düşerse,cildinizde çürükler oluşur ve belki de
ufak bir yara ve kesikten dolayı fazla miktarda kanama olabilir.Kan
testlerinde trombosit sayınızın düşük olduğu tespit edilirse trombosit
nakli yapılması için bir süre hastanede kalabilirsiniz.Bu kan nakline
benzer bir işlemdir,kandaki tüm alyuvar ve akyuvarlar özel bir işlemle
ayrıştırılarak,sadece trombosit ihtiva eden berrak bir sıvı şeklinde
kana verilir.Bu nakil edilen trombositler derhal faaliyete geçerek
herhangi bir kaza karşısında ciltte oluşan çürüme ve kanamaları önler.
Kemik
iliğinizle ilgili yardımcı uyarılar
-Kematerapiniz
sırasında veya bittikten sonra,ateşiniz normalin üzerine
çıkarsa,cildinizde herhangi bir çürüme veya normal üstü bir kanama
farkederseniz hiç vakit kaybetmeden doktorunuza müracaat edin.
-Kalabalık
yerlerden ve enfeksiyonlu hastalıkları olan insanlardan uzak durmaya
çalışın.
-Temizliğe
maksimum özen gösterin.Özellikle yemeğinizi hazırlarken daime ellerinizi
yıkayın.
-Mümkün
olduğunca sağlıklı beslenin.Bol bol taze meyve,sebze ve salata yiyin.Tüm
yiyeceklerinizin iyice pişirilmesine özen gösterin ve dışarıda yemek
yerken dikkatli olun.
-Hayvanlardan enfeksiyon kapmamaya dikkat edin,özellikle dışkılarından
uzak durun.
-Bir
yerinizi keserseniz kanamayı durdurmak için kesilen bölgeye normalden
daha fazla bastırmanız gerekir.Kesik v.s. sebeplerle oluşan yaraya
normal yaradan daha fazla tıbbi bakım gösterin.
-Kendinizi
yorgun hissettiğinizde hemen dinlenin.Tedavinizle aynı günde yorucu
başka planlar yapmayın ve tedavinizin ardından iki gün yorulmamaya
gayret edin.
Ağzınızda
Bazı
kemoterapi ilaçları ağzınızı tahriş edebilir ve bazen küçük ağız
yaraları oluşabilir.Eğer bu tip bir yan etki olacaksa genellikle
tedaviden 5-10 gün sonra başlar ve 3-4 hafta sonra tamamen iyileşir.Ağız
yaraları gereken ağız temizliğinin sağlamazsanız enfeksiyon
kapabilir.Kemoterapide ağız yaraları sık olarak görülür,doktorunuz
enfeksiyona karşı koruyucu bir tedavi önerebilir.
Bazı
kemoterapi ilaçları tat alma duyunuzu değiştirebilir.Yiyeceklerin tadı
size daha tuzlu,ekşi ve metalik gelebilir.Kemoterapi bitince tat alma
duyunuz normale dönecektir.
Ağzınızla
ilgili yardımcı uyarılar
-Düzenli
olarak,sabah akşam ve her yemekten sonra kesinlikle dişlerinizi
fırçalayın.
-Yumuşak
ve küçük bir fırça kullanmanız tahriş olan ağzınıza zarar vermez.
-Kullanıyorsanız takma dişlerinizi düzenli olarak sabah,akşam ve her
yemekten sonra kesinlikle ağzınızdan çıkararak temizleyin.
-Eğer
dişmacunu ağzınızı sızlatıyor veya dişlerinizi fırçalarken mideniz
bulanıyorsa,fırça ve macun yerine ağız gargaraları ve karbonatlı gargara
(1 su bardağı ılık suda 1 çay kaşığı karbonatı karıştırarak elde
edebilirsiniz) ile ağzınızı temizleyin.
-Her gün
dişlerinizi diş ipi ile temizleyin.
-Dudaklarınızı vazelin veya dudak yağları ile nemlendirin.
-Alkol,tütün,sarmısak,soğan,sirke,sıcak ve tuzlu yiyeceklerden
sakının.Bunlar ağzınızı tahriş eder.
-Kolay
yutmanızı sağlamak için sulu yiyecekleri tercih edin.Günde en az iki
litre sıvı için.
-Ağız
yaraları başlarsa doktorunuza haber verin.
-Dişleriniz için mutlaka tedavi ve özellikle çekim gerekiyorsa bunu
temoterapi başlamadan önce yapın.
|