|
64
kilometrelik sahil şeridi ve Manavgat Şelalesi, özel çevre
koruma alanları, tatil köyleri ile ilçede turizm oldukça
gelişmiştir.
Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin kaplan avladıklarını yazdığı Sarı
Su Deresi ilçe sınırları içerisindedir. İlçede son yapılan
araştırmalarda Ahmetler Köyü ile Gebece köylerinde bulunan
mağaralarda etüt çalışmaları tamamlanmış ülke ve bölge turizmine
kazandırılmaya çalışılmaktadır.
İlçe merkezine 60 km. uzaklıkta bulunan ve Köprü ırmağını da
içine alan ve milli parka adını veren Köprülü Kanyon çok
ünlüdür. Köprülü Kanyon Milli Parkı içerisinde ve Altınkaya Köyü
içerisinde bulunan vadiye gizlenmiş selvi ormanının dünyada bir
eşi benzeri yoktur. Toros Dağları yaygın Kızılcam, Karaçam,
Sedir, Selvi ormanları ile kaplıdır.
İlçe arkeolojik eserler açısından da oldukça zengindir. Side
Antik Kenti, bir benzeri bulunmayan Antik Tiyatrosu, Hamamı,
Antik Su Yollarıyla; Seleueka antik kenti, Sırt Köyü
sınırlarında bulunan antik yerleşim bölgesi ilginç kalıntı ve
kaya mezarlarıyla; ve şimdiki adı Altınkaya Köyü olan Selge
antik kenti, yıkılmış haldeki tiyatrosu, kral yoluyla ve diğer
kalıntılarıyla çok önemlidir. Bunun yanında Beydiğin Köyü
sınırları içerisinde yer alan va Kervanyolu üzerinde bulunan
Selçuklu eseri olan Kargı Han çok ünlüdür.
GEZİLECEK YERLER
Manavgat Şelalesi
Manavgat ilçesinin 3 km. kuzeyinde bulunan şelale, ilçe ile aynı
adı taşır. Şaşırtıcı bir yükseklikten dökülmesine karşın geniş
bir alan üzerinde gürül gürül akışı ile görülmeye değer bir
manzara oluşturur. Şelalenin hemen yanı başında doğa ile iç içe
piknik yapılabilir ve çevresindeki lokantalarda taze balık
yenilebilir.
Antik Kentler
Side:
Manavgat'a 7 km uzaklıkta olan Side tarihi bir yerleşim
merkezidir. Tarihçiler tarafından İ.Ö. 1405'te kurulduğu ifade
edilen Side, İ.Ö. VI. y.y ın yarısından itibaren, sırası ile,
Lidyalıların, Perslerin, İskender'in, Antiogonos'un,
Ptolemaiosların egemenliğini tanımıştır.
İ.Ö. 215 ten sonra Suriye Krallığı'nın denetiminde imar edilip
bir bilim ve kültür merkezi haline getirilen kent İ.Ö. Apameia
barışı ile Bergama Krallığı'na bırakılmıştır, daha sonra Doğu
Pamphilya bölgesi ile birlikte bağımsızlığını koruyarak büyük
bir ticaret donanmasıyla refaha ve zenginliğe kavuşmuştur.İ.Ö.
78 den sonra Roma egemenliğinde bulunan Side, daha sonra Bizans
egemenliğine girdi. İ.S. V. y.y. ve VI. y.y. larda Psikoposluk
merkezi olan Side en parlak devrini yaşamıştır.
Eşsiz bir işçiliği olan kentin ana kapısı iki kule arasındadır.
Side kentinde iki ana cadde vardır. Bu caddeler Antik Çağın
sütunlu caddelerine örnektir. Kent kapısını geçtikten sonra
yassı taşlarla döşeli alan bu caddelerin başlangıç yeridir. Bu
caddelerin her iki yanında sütunlu portikler ve onların
arkasında dükkanlar bulunmaktadır.Surun dışında, kent kapısını
karşısında Anadolu'nu en büyük tarihi çeşmesi "nymphaeum"
vardır.Bu çeşmenin önünde geniş bir havuz yeri alır. Tiyatrodan
sonra geniş bir caddeden geçip anıtsal bir yapıya varılır. Bu
yapı boyutları 100x100 m. olan agoradır.
Kentin Pazar yeri olan agora portiklerle çevrilidir ve üç
yanında dükkanlar yer alır. Agoranın güneyindeki cadde üzerinde,
üç salondan oluşan ve dört tarafı portiklerle çevrili Gymnasium
vardır. Kuzey- güney doğrultusundaki ana cadde de Roma Döneminde
yapılan kemerli bir yapı vardır.Side kentinin tiyatrosunun
mimarlık tarihi açısından önemi diğer roma tiyatroları gibi dağ
yamacına değil kemerli mekanlar üzerine kurulmuş olmasıdır.Cavea,
oskestra ve scene olmak üzere üç bölümden oluşan tiyatro,
Pamphylia tiyatroları içinde en büyük ve anıtsal olanıdır ve
20.000 seyirci alacak büyüklüktedir.
Side'nin surları dışında geniş mezarlıklar yer alır ve bunların
en önemlisi olan Batı Negropolü 1,5 km. uzaklıktadır. Side'de
ayrıca tapınaklar ve su kemerleri vardır. Tapınaklardan en
önemlileri Athena, Apollon ve Men tapınaklarıdır. Side'nin suyu
yaklaşık 25 km. mesafeden, Oymapınar baraj gölü içinde bulunan
dumanlı kaynağından getirilmiştir. Bu su taşıma sistemi kimileri
iki katlı olan on su kemerinden oluşur. En büyüğü Oymapınar
yakınında olup 40 gözlüdür.
Büyük bir Roma Hamamı bugün müze haline getirilmiştir ve
bölgenin en güzel arkeolojik eserler kolleksiyonunu barındırır.
XIII. y.y. da Selçuklu'ların XIV. y.y. da ise Hamitoğulları ve
Tekelioğullarının, XV. y.y. da kesin olarak Osmanlı egemenliğine
geçik kent bu dönemlerde yerleşim yeri olmamıştır.Halen, Roma ve
Bizans dönemlerinin yapı ve özelliklerini taşıyan kent
surlarının bir çok yeri yıkılmışsa da kara tarafındaki surların
hemen tümü ayakta kalabilmiştir.
Selge: Serik'in 35 km. kuzeyinde, Torosların güney yamacında,
Köprü Çayı (Eurymdon) yakınlarında eski bir dağ kenti olan
Selge'ye Köprülü Kanyon Milli Parkı'ndan sonra dik virajlı, 14
km.lik stabilize yoldan gidilir. Doğa güzelliği bakımında çok
zengin olan köprülü kanyondan geçen yol üzerinde Göreme'deki
Peri bacalarına benzeyen ve bütün dağ yamacını kaplayan oyuntulu
kayalar vardır.Psidia'ya bağlı olup sonradan Pampheylia
sınırları içine alınan kent sırasıyla Lidya, Pers, İskender ve
Roma yönetimlerinde kalmıştır.
Kuzeydeki 5 kapılı ve 45 basamaklı tiyatrosu önemli anıtıdır.
Kayalığa oyulmuş tiyatronun güneyinde stadium ili gymnasium,
batısında tavanı kartal motifi ile süslü İon tipinde bir tapınak
göze çarpar.Stadium'un güneyinde Çeşme ve Agora bulunmaktadır.
Kentin güneybatısına uzanan surların kuzeyinde Artemis ve Zeus
anıtları ile necropol yer almıştır.
Seleukia:
Side'nin 23 km. kuzeydoğusunda Sinler Köyü'ne ise yaya
olarak bir saat uzaklıkta bulunan bu antik kent Selevkoslar
tarafından kurulmuştur. Antik kentin özellikle çam ormanlarının
süslediği çok güzel bir doğa görünümü vardır. Bir tepe üzerine
oturtulmuş olan kent tüm ovayı ve denizi gözler önüne
serer.Kentin gelişmişliğinin göstergesi olarak iki katlı
agorası, bazilikası, sarnıç ve kanalizasyon sistemi sayılabilir.
Kent kazıları sırasında çıkarılan mozaikler bugün Antalya
Müzesi'nde sergilenmektir.
Etenna: Manavgat'ın 29.km kuzeyindeki Etenna, bugünkü Sırt
Köyü'nün üst tarafına düşen tepe üzerine kurulmuştur. Bizans
devrinde psikoposluk merkezi olduğu sanılan kentin tepesinde
Akropal kentin en yüksek ve en iyi korunan yeri ve yamaçlarında
yer alan, çevresi surlarla çevrili teraslardan ibarettir. Kentin
güneyinde ise Herron (yüceltilmiş bir ölü için yapılan mezar)
vardır. Bunlardan başka bazilika, agora, kilise, hamam ve
sarnıçlar önemli tarihi kanıtlardır.
Hanlar
Alarahan: Manavgat'dan sonra batıya doğru gidince 9 km sonra Alarahan'a varılır. 13. y.y. da Selçuklular tarafından Konya ile
güney kıyılarının başkenti Alanya arasındaki ticaret bağlantısı
sağlamak için inşa edilmiştir. Bu kervansaray ile seyahat
edenlerin ve tüccarların güvenli ve konforlu konaklamaları ve
dinlenmeleri sağlanmıştır.
Yaylalar
Köprüçayı Vadisinin ikiye ayırdığı Torosların üzerinde birçok
yayla bulunmaktadır.En önemlileri Güğlenpınar ve Beloluk
Yaylaları, Avanos Beliği, Tefekli Bölgesinde Gücer Yaylası,
Kesikbeli, Akçaalan Yaylası, Topalceviz, Alıç ve Demre
Yaylaları, Dumanlı Yaylası ile Bozburun Dağı eteklerindeki İkiz
Yaylasından oluşur. Köy halkının büyük çoğunluğu yazın yaylalara
göçer.
ULAŞIMI NASIL
Manavgat Otogarı'nda Varan, Kamil Koç, Pamukkale ve Metro gibi
belli başlı otobüs işletmelerinin temsilcilikleri bulunuyor.
Antalya-Manavgat arasında yarım saatte bir otobüs var. Bu yol,
75 km. İstanbul -Manavgat ise 800 km. Bu demektir ki, eğer
İstanbul'dan hareket ediyorsanız en az 12 saatiniz yolda
geçecek. Ankara-Manavgat arası 620 km. Kuşadası-Manavgat arası
ise 540 km. .
NEYİ YENİR
Akdeniz mutfağı, Güneydoğu Anadolu mutfağı yaygın. Yöreye özgü
sebzeli et yemekleri, türlüler, kebap çeşitleri pek çok
restoranın olmazsa olmazı durumunda. |