<<
GERİ DÖN
Manavgat
64 kilometrelik sahil şeridi ve Manavgat Şelalesi, özel çevre koruma
alanları, tatil köyleri ile ilçede turizm oldukça gelişmiştir.Ünlü
seyyah Evliya Çelebi'nin kaplan avladıklarını yazdığı Sarı Su Deresi
ilçe sınırları içerisindedir. İlçede son yapılan araştırmalarda
Ahmetler Köyü ile Gebece köylerinde bulunan mağaralarda etüt
çalışmaları tamamlanmış ülke ve bölge turizmine kazandırılmaya
çalışılmaktadır.
İlçe merkezine 60 km. uzaklıkta bulunan ve Köprü ırmağını da içine
alan ve milli parka adını veren Köprülü Kanyon çok ünlüdür. Köprülü
Kanyon Milli Parkı içerisinde ve Altınkaya Köyü içerisinde bulunan
vadiye gizlenmiş selvi ormanının dünyada bir eşi benzeri yoktur.
Toros Dağları yaygın Kızılcam, Karaçam, Sedir, Selvi ormanları ile
kaplıdır.
İlçe arkeolojik eserler açısından da oldukça zengindir. Side Antik
Kenti, bir benzeri bulunmayan Antik Tiyatrosu, Hamamı, Antik Su
Yollarıyla; Seleueka antik kenti, Sırt Köyü sınırlarında bulunan
antik yerleşim bölgesi ilginç kalıntı ve kaya mezarlarıyla; ve
şimdiki adı Altınkaya Köyü olan Selge antik kenti, yıkılmış haldeki
tiyatrosu, kral yoluyla ve diğer kalıntılarıyla çok önemlidir. Bunun
yanında Beydiğin Köyü sınırları içerisinde yer alan va Kervanyolu
üzerinde bulunan Selçuklu eseri olan Kargı Han çok ünlüdür.
GEZİLECEK YERLER
Manavgat Şelalesi
Manavgat ilçesinin 3 km. kuzeyinde bulunan şelale, ilçe ile aynı adı
taşır. Şaşırtıcı bir yükseklikten dökülmesine karşın geniş bir alan
üzerinde gürül gürül akışı ile görülmeye değer bir manzara
oluşturur. Şelalenin hemen yanı başında doğa ile iç içe piknik
yapılabilir ve çevresindeki lokantalarda taze balık yenilebilir.
Antik Kentler
Side:
Manavgat'a 7 km uzaklıkta olan Side tarihi bir yerleşim merkezidir.
Tarihçiler tarafından İ.Ö. 1405'te kurulduğu ifade edilen Side, İ.Ö.
VI. y.y ın yarısından itibaren, sırası ile, Lidyalıların, Perslerin,
İskender'in, Antiogonos'un, Ptolemaiosların egemenliğini tanımıştır.
İ.Ö. 215 ten sonra Suriye Krallığı'nın denetiminde imar edilip bir
bilim ve kültür merkezi haline getirilen kent İ.Ö. Apameia barışı
ile Bergama Krallığı'na bırakılmıştır, daha sonra Doğu Pamphilya
bölgesi ile birlikte bağımsızlığını koruyarak büyük bir ticaret
donanmasıyla refaha ve zenginliğe kavuşmuştur.İ.Ö. 78 den sonra Roma
egemenliğinde bulunan Side, daha sonra Bizans egemenliğine girdi.
İ.S. V. y.y. ve VI. y.y. larda Psikoposluk merkezi olan Side en
parlak devrini yaşamıştır.
Eşsiz bir işçiliği olan kentin ana kapısı iki kule arasındadır. Side
kentinde iki ana cadde vardır. Bu caddeler Antik Çağın sütunlu
caddelerine örnektir. Kent kapısını geçtikten sonra yassı taşlarla
döşeli alan bu caddelerin başlangıç yeridir. Bu caddelerin her iki
yanında sütunlu portikler ve onların arkasında dükkanlar
bulunmaktadır.Surun dışında, kent kapısını karşısında Anadolu'nu en
büyük tarihi çeşmesi "nymphaeum" vardır.Bu çeşmenin önünde geniş bir
havuz yeri alır. Tiyatrodan sonra geniş bir caddeden geçip anıtsal
bir yapıya varılır. Bu yapı boyutları 100x100 m. olan agoradır.
Kentin Pazar yeri olan agora portiklerle çevrilidir ve üç yanında
dükkanlar yer alır. Agoranın güneyindeki cadde üzerinde, üç salondan
oluşan ve dört tarafı portiklerle çevrili Gymnasium vardır. Kuzey-
güney doğrultusundaki ana cadde de Roma Döneminde yapılan kemerli
bir yapı vardır.Side kentinin tiyatrosunun mimarlık tarihi açısından
önemi diğer roma tiyatroları gibi dağ yamacına değil kemerli
mekanlar üzerine kurulmuş olmasıdır.Cavea, oskestra ve scene olmak
üzere üç bölümden oluşan tiyatro, Pamphylia tiyatroları içinde en
büyük ve anıtsal olanıdır ve 20.000 seyirci alacak büyüklüktedir.
Side'nin surları dışında geniş mezarlıklar yer alır ve bunların en
önemlisi olan Batı Negropolü 1,5 km. uzaklıktadır. Side'de ayrıca
tapınaklar ve su kemerleri vardır. Tapınaklardan en önemlileri
Athena, Apollon ve Men tapınaklarıdır. Side'nin suyu yaklaşık 25 km.
mesafeden, Oymapınar baraj gölü içinde bulunan dumanlı kaynağından
getirilmiştir. Bu su taşıma sistemi kimileri iki katlı olan on su
kemerinden oluşur. En büyüğü Oymapınar yakınında olup 40 gözlüdür.
Büyük bir Roma Hamamı bugün müze haline getirilmiştir ve bölgenin en
güzel arkeolojik eserler kolleksiyonunu barındırır. XIII. y.y. da
Selçuklu'ların XIV. y.y. da ise Hamitoğulları ve Tekelioğullarının,
XV. y.y. da kesin olarak Osmanlı egemenliğine geçik kent bu
dönemlerde yerleşim yeri olmamıştır.Halen, Roma ve Bizans
dönemlerinin yapı ve özelliklerini taşıyan kent surlarının bir çok
yeri yıkılmışsa da kara tarafındaki surların hemen tümü ayakta
kalabilmiştir.
Selge:
Serik'in 35 km. kuzeyinde, Torosların güney yamacında, Köprü Çayı (Eurymdon)
yakınlarında eski bir dağ kenti olan Selge'ye Köprülü Kanyon Milli
Parkı'ndan sonra dik virajlı, 14 km.lik stabilize yoldan gidilir.
Doğa güzelliği bakımında çok zengin olan köprülü kanyondan geçen yol
üzerinde Göreme'deki Peri bacalarına benzeyen ve bütün dağ yamacını
kaplayan oyuntulu kayalar vardır.Psidia'ya bağlı olup sonradan
Pampheylia sınırları içine alınan kent sırasıyla Lidya, Pers,
İskender ve Roma yönetimlerinde kalmıştır.
Kuzeydeki 5 kapılı ve 45 basamaklı tiyatrosu önemli anıtıdır.
Kayalığa oyulmuş tiyatronun güneyinde stadium ili gymnasium,
batısında tavanı kartal motifi ile süslü İon tipinde bir tapınak
göze çarpar.Stadium'un güneyinde Çeşme ve Agora bulunmaktadır.
Kentin güneybatısına uzanan surların kuzeyinde Artemis ve Zeus
anıtları ile necropol yer almıştır.
Seleukia:
Side'nin 23 km. kuzeydoğusunda Sinler Köyü'ne ise yaya olarak bir
saat uzaklıkta bulunan bu antik kent Selevkoslar tarafından
kurulmuştur. Antik kentin özellikle çam ormanlarının süslediği çok
güzel bir doğa görünümü vardır. Bir tepe üzerine oturtulmuş olan
kent tüm ovayı ve denizi gözler önüne serer.Kentin gelişmişliğinin
göstergesi olarak iki katlı agorası, bazilikası, sarnıç ve
kanalizasyon sistemi sayılabilir. Kent kazıları sırasında çıkarılan
mozaikler bugün Antalya Müzesi'nde sergilenmektir.
Etenna:
Manavgat'ın 29.km kuzeyindeki Etenna, bugünkü Sırt Köyü'nün üst
tarafına düşen tepe üzerine kurulmuştur. Bizans devrinde psikoposluk
merkezi olduğu sanılan kentin tepesinde Akropal kentin en yüksek ve
en iyi korunan yeri ve yamaçlarında yer alan, çevresi surlarla
çevrili teraslardan ibarettir. Kentin güneyinde ise Herron
(yüceltilmiş bir ölü için yapılan mezar) vardır. Bunlardan başka
bazilika, agora, kilise, hamam ve sarnıçlar önemli tarihi
kanıtlardır.
Hanlar
Alarahan:
Manavgat'dan sonra batıya doğru gidince 9 km sonra Alarahan'a
varılır. 13. y.y. da Selçuklular tarafından Konya ile güney
kıyılarının başkenti Alanya arasındaki ticaret bağlantısı sağlamak
için inşa edilmiştir. Bu kervansaray ile seyahat edenlerin ve
tüccarların güvenli ve konforlu konaklamaları ve dinlenmeleri
sağlanmıştır.
Yaylalar
Köprüçayı Vadisinin ikiye ayırdığı Torosların üzerinde birçok yayla
bulunmaktadır.En önemlileri Güğlenpınar ve Beloluk Yaylaları, Avanos
Beliği, Tefekli Bölgesinde Gücer Yaylası, Kesikbeli, Akçaalan
Yaylası, Topalceviz, Alıç ve Demre Yaylaları, Dumanlı Yaylası ile
Bozburun Dağı eteklerindeki İkiz Yaylasından oluşur. Köy halkının
büyük çoğunluğu yazın yaylalara göçer.
ULAŞIMI NASIL
Manavgat Otogarı'nda Varan, Kamil Koç, Pamukkale ve Metro gibi belli
başlı otobüs işletmelerinin temsilcilikleri bulunuyor.
Antalya-Manavgat arasında yarım saatte bir otobüs var. Bu yol, 75
km. İstanbul -Manavgat ise 800 km. Bu demektir ki, eğer İstanbul'dan
hareket ediyorsanız en az 12 saatiniz yolda geçecek. Ankara-Manavgat
arası 620 km. Kuşadası-Manavgat arası ise 540 km. .
NEYİ YENİR
Akdeniz mutfağı, Güneydoğu Anadolu mutfağı yaygın. Yöreye özgü
sebzeli et yemekleri, türlüler, kebap çeşitleri pek çok restoranın
olmazsa olmazı durumunda.