<<
GERİ DÖN
Pamukkale
Pamukkale, kaynak
sularının kirecinden oluşmuş bir tepe. Türkiye'nin en tanınmış doğa
harikasıdır; ve Denizli'dedir. Pamukkale 2700 metre uzunluğunda ve
yüksekliği 160 metredir. Parlak beyaz rengiyle Pamukkale'yi 20 km
uzaklıktan görmek mümkündür. Tepesinde antik Roma'lılardan kalma
kutsal şehir Hierapolis adlı antik şehir bulunur.20'nci yüzyılda
Pamukkale'nin güzelliğini kendi gözleriyle görmek isteyen
turistlerin akınlarıyla başa çıkabilmek için gitgide daha çok
oteller inşa edildi. O zamanlarda çok hasar meydana geldi. Bazı
otellerin inşa edilebilmesi için antik şehir Hierapolis'in bir kısmı
yıkıldı. Pamukkale'nin sıcak kaynak suyu otellerin banyolarına
havuzlarına aktarıldı. Suyu kesilen Pamukkale günden güne sararıp
renk degiştirmeye başladı.
Pamukkale
Kaplıcaları
İl merkezine 18km
uzaklıkta bulunan eski Hierapolis kentinin bulunduğu alandır.
Travertenler yaratan karstik alanlardan çıkan sular; bünyesindeki
kireç çözeltisi, genellikle beyaz renkte ve pamuk balyalarını
andıran kalker tüflerini, Pamukkale travertenlerini
oluşturmaktadır.Pamukkale termal suyunun tedavi edici özelliği, çok
eski çağlardan beri anlaşılmış, yüzyıllar sonra şifa niteliği
bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kaynaklar etrafında dini ayinler
yapılmış, şenlikler düzenlenmiş, büyük devlet adamları ve zengin
kişiler antik dönemde tedavileri için Hierapolis'e gelmişlerdir.
GEZİLECEK YERLER
Apollon Tapınağı :
Mevcut tapınak, eski ve dini mağara olarak bilinen Plutonion üzerine
kurulmuştur. Yerli halkın en eski dini merkezi olan bu yerde Apollon,
bölgenin Ana Tanrıçası Kybele ile buluşmuştur. Eski kaynaklar, Ana
Tanrıça Kybele rahibinin bu mağaraya indiğini ve zehirli gazdan
etkilenmediğini bildirirler. Apollon Tapınağı'nda üst yapıya ait
kalıntılar MS. 3. yüzyıldan geriye gitmemektedir. Tapınak alanına
geniş basamaklarla çıkılır.
Tiyatro :
Yamaca yaslanmış tüm cephesiyle birlikte korunabilen büyük bir
yapıdır. İnşasına MS. 60 yılında olan büyük depremin ardından
Flaviuslar döneminde MS. 62 yılında başlanmış, MS. 206 yılında
tamamlanmıştır. 50 oturma sırası bulunur ve 8 merdivenle 7 bölüme
ayrılmıştır. Caveanın tam ortasından geçen diozomaya her iki yandan
tonozlu birer geçit ile girilir. Sütunların arası heykellerle
süslenmiş olup, burada yapılan kazılar sırasında bol miktarda heykel
bulunmuştur. Sahne arkasındaki duvarlarda ise mermer kabartmalar yer
alır.
Nekropol :
Batıdaki traverten alanları dışında kalan üç yönde nekropol alanları
bulunmaktadır. Bunlar yoğunlukla Tripolis-Sardes'e giden kuzey
yolunun ve Laodikeia-Colossae'ye giden güney yolunun iki tarafında
yer alır. Mezarlarda kireçtaşı ve mermer kullanılmıştır. Mermer
kullanımı daha çok lahit tiplerinde görülür. Kuzey nekropolü, erken
Hıristiyanlık dönemine kadar karakteristik lahitleri, mezar
tiplerini ve mezar anıtlarını bir arada içerir. Kentte görülen
mezarlar lahit, tümülüs ve ev tipi mezarlardır. Konut mimarisini
anımsatan mezar yapıları, nekropolün en önemli elemanlarıdır
Laodikeia:
Çürüksu (Lykos) ırmağının güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik
kaynaklarda daha çok "Lykos'un kıyısındaki Laodikeia" şeklinde
geçmektedir. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent MÖ. 261-263
yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente
Antiokhos'un karısı Laodikeia'nın adı verilmiştir.
Laodikeia, MÖ. I. yüzyılda Anadolu'nun en önemli ve ünlü
kentlerinden biridir. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme
aittir. Romalılar da Laodikeia'ya özel bir önem vermişler ve Kıbyra
(Gölhisar-Horzum) Conventus'unun merkezi yapmışlardır.
İmparator Caracalla zamanında Laodikeia'da bir seri kaliteli sikke
basılmıştır. Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda
anıtsal yapı yapılmıştır. Küçük Asya'nın 7 ünlü kilisesinden birinin
bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu
göstermektedir. MS. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem
kenti yerle bir etmiştir.
Laodikeia'nın
Yapıları
Büyük Tiyatro
: Antik kentin
kuzeydoğu tarafında, araziye uygun olarak Roma inşa tarzında
yapılmıştır. Sahnesi tamamen yıkılmış olup, cavea (seyircilerin
oturduğu bölüm)ve orkestrası(sahnenin önündeki koro veya oyuncuların
yer aldığı bölüm) oldukça sağlam durumdadır. Yaklaşık 20.000
kişiliktir.
Küçük Tiyatro :
Büyük tiyatronun 300 metre kadar kuzeybatısında yer almaktadır.
Araziye uygun olarak, Roma tarzında inşa edilmiştir. Scenesi
(sahne)tamamen yıkılmış olup, cavea ve orkestrasında da bozulmalar
mevcuttur. Yaklaşık 15.000 kişi alabilecek büyüklüktedir.
Stadyum ve
Cimnazyum :
Kentin güneybatısında, doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır.
Stadyumun ek yapıları ile cimnazyum bir bütünlük teşkil edecek
şekilde yapılmıştır. MS. 79 yıllarında yapılan stadyumun uzunluğu
350 metre, genişliği 60 metredir. Amfiteatr şeklinde yapılmış olan
yapının, 24 oturma basamak sırası bulunmaktadır. Büyük bölümü tahrip
olmuştur. MS. 2.yy. 'da yapılan cimnazyumun, Proconsul Gargilius
Antioius tarafından inşa ettirilerek İmparator Hadrianus ve eşi
Sabina'ya ithaf edildiğine dair yazıt bulunmuştur.
Anıtsal Çeşme :
Kentin ana caddesi ile ara caddesi köşesinde yer almaktadır. Roma
dönemi yapısıdır. İki cepheli olarak yapılmış havuz ve nişleri
vardır. Bizans zamanında onarım görmüştür.
Meclis Binası :
Kentin güneybatısındadır. Dikdörtgen planlı olan anıtsal yapı,
doğu-batı yönünde uzanmaktadır. Ana giriş doğu cephesindedir.
Zeus Tapınağı :
Antik Laodikeia kentinin sütunlu caddesinin doğu kesiminde, küçük
tiyatro ile Nymphaeum (anıtsal çeşme)arasında bulunmaktadır.
Büyük Kilise :
Sütunlu caddenin güneyinde caddeye bitişik olarak inşa edilmiştir.
Sadece taşıyıcı bölümlerinden bir kısmı ayakta kalmıştır. Ana giriş
kilisenin batısındadır.
ULAŞIMI NASIL
İstanbul' dan 8 saatlik bir yolculukla Denizli' ye
ulaşılır.Denizli'ye vardığınızda, 1 km kadar düz gidin şehrin tam
ortasından geçen geniş yol üzerinde.Pamukkale tabelasını
göreceksiniz. Sola dönüp 3 km daha gitiğinizde doğa harikası
Pamukkale'desiniz.