DAHİLİ (İNTERNAL)
RADYOTERAPİ
Dahili
Radyoterapi, radyasyonun vücuda dışarıdan değil, değişik tekniklerle
içeriden verilmesi esasına dayanır. Dahili tedavinin temel amacı,
etraftaki normal dokuları radyasyondan koruyarak tümörlü bölgeye yüksek
dozlarda radyoterapi verebilmektir. 2 şekilde uygulanır :
a)
Vücut boşluklarına uygulanan dahili radyoterapi (İntrakaviter Tedavi) :
Radyoaktif kaynakların özel aplikatörler yardımıyla, doğal bir vücut
boşluğuna, ışınlanacak doku ile temas edecek şekilde yerleştirilmesi ile
gerçekleştirilir.. En yaygın kullanım alanı bayanlarda rahim ve rahim
ağzı kanserleridir. Çoğunlukla önce harici radyoterapi uygulanır,
takiben hastalık bölgesinde dozu artırabilmek için dahili radyoterapiye
geçilir. Bu amaçla en sık kullanılan radyoaktif madde Sezyum-137
elementidir. Sezyum kaynağı, konulduğu yerde muhafaza edilebilmesi için
bir uygulayıcı cihazın içine konulur. Cihaz tüplerle aplikatörlere
bağlıdır. Aplikatörler radyoaktif değildirler.Bunlar genellikle ağrılı
olmayan bir işlemle örneğin sadece vajinaya (ovoid) ya da vajina ile
birlikte rahim içine (tandem) yerleştirilir. Bazı hastalar için
uygulamadan önce bir sakinleştirici enjeksiyonu gerekebilir. Çok nadiren
vücudun alt yarısının uyuşturulduğu spinal anesteziye gerek duyulur.
Aplikatörler yerleştirildikten sonra, doğru pozisyonda olup
olmadıklarının kontrolü için röntgen filmi alınır, gerekirse düzeltme
yapılır. Tedavi başlamadan önce, bu bölgeye yakın kritik organlardan
mesane (idrar torbası) ve rektuma (kalın barsak ucu) problar
yerleştirilerek bu organların alacağı dozlar bir monitör yardımıyla
görüntülenir. Bu organların belirli bir dozdan fazla almalarına izin
verilmez. Aplikatörler yerleştirildikten sonra personel oda dışına
çıkar, radyoaktif kaynaklar dışarıdan otomatik olarak yerleştirilir.
Tedavi bitiminde de otomatik olarak geri çekilir. Afterloading ya da
Otomatik Yükleme denilen bu teknikle personelin doz alması önlenmiş
olur. Tedavi çoğu merkezde ortalama birkaç saat sürer ve hasta bu süre
boyunca mümkün olduğunca hareket etmemeye çalışmalıdır. Çünkü
aplikatörler yerinden oynayabilir ve bu doz dağılımını bozar. Tedavi
için önceden
belirlenen
süre tamamlandığında hasta evine dönebilir. Bu işlem genellikle birer
hafta ara ile birkaç kez tekrarlanacaktır. İşlem sonunda radyoaktif
kaynak kapatılıp, aplikatörler çıkartıldığında, tüm radyoaktif
belirtiler ortadan kalkar. Hasta asla radyasyon bulaştırıcı değildir.
İnsan ilişkilerini bu korku nedeniyle sınırlamasına kesinlikle gerek
yoktur.
Bu
işlemden sonra vajinayı temiz tutmak amacıyla birkaç gün vajinal koruma
önerilir. Bunun için kullanılacak özel maddeler konusunda hemşire
gerekli bilgileri verecektir. Sezyum yerleştirilmesi sonrası, ileride
açıklanacak olan mide ve karın bölgesi radyoterapisi yan etkilerine
benzer etkiler izlenebilir. Bu durumda mutlaka doktorunuza haber
vermelisiniz. Sezyum uygulaması sonrası düşük de olsa bir lokal
enfeksiyon riski vardır. Tedavi sonrası yüksek ateş, kanama gibi
belirtiler olursa, derhal doktorunuza haber vermeniz gerekir.
b) Doku
içine uygulanan dahili radyoterapi (İnterstisyel Tedavi) :
Radyoaktif kaynakların tümörü sınırlayacak şekilde doku içine
yerleştirilmesi esasına dayanır. En sık olarak meme, dudak, ağız boşluğu
yerleşimli tümörlerde bu yöntem kullanılır. Bu tedavi, harici
radyoterapinin tamamlayıcısı olabileceği gibi, esas tedavi olarak da
kullanılabilir. Özellikle daha önce harici radyoterapi uygulanmış
hastalarda izlenen yerel nüks durumlarında, çevre normal dokulara asgari
hasarla tümörlü dokuya yeterli doz verilebilmesi avantajı ile
ayrıcalıklı bir yöntemdir. Bu amaçla en sık İridyum-192 ve Sezyum-137
elementleri kullanılır. Bu maddeler çok ince iğneler, kablolar ya da
tüpler şeklindedir ve bu radyoaktif kaynaklar spinal anestezi ya da
genel anestezi altında tümörlü doku çevresine belirli bir sistem
dahilinde yerleştirilir. Doğru pozisyonda olup olmadıkları, mutlaka
röntgen filmi alınarak kontrol edilir. Bu tel ya da tüpler, önceden saat
ve dakika bazında hassasiyetle hesaplanan sürede (ortalama 3-4 gün) doku
içinde kalacaktır. Bu süre içerisinde hasta, ilgili serviste, ayrı bir
odada, aşağıda anlatılacak özel güvenlik önlemleri altında kalacak ve
süre sonunda radyoaktif kaynakların yine spinal ya da genel anestezi ile
çıkartılmasının ardından taburcu edilecektir.
Özellikle
ağız boşluğuna radyoaktif madde yerleştirilmesi işlemi rahatsızlık
verici olabilir. Konuşmayı ve yemek yemeyi zorlaştırabilir. Kaynaklar
yerleştirilmiş durumda iken yumuşak ve sıvı gıdalara izin verilecek,
kimi zaman serum takılması gerekebilecektir. Ağız bakımı konusunda
hemşireniz size yardımcı olacaktır. Gerek ağız boşluğu, gerekse memeye
yapılan uygulama sonrası, kaynak çıkartıldıktan birkaç hafta sonrasına
kadar devam edebilecek ağrı yakınmanız olabilir. Bu durumu doktorunuzu
haber vermeniz gerekir.
Doku içi
tedavide özel güvenlik önlemleri: Vücunuza yerleştirilen radyoaktif
maddeler yerinde iken, hastane personelini ve refakatçilerinizin
gereksiz radyasyona maruz kalmamaları için birtakım güvenlik önlemleri
alınır. Uygulamadan bir gün önce ilgili serviste tek başına kalacağınız
bir özel odaya alınırsınız. İlgililer, size dikkat etmeniz gereken
hususları ve yapılacak işlemin ayrıntılarını anlatacaktır. Bu dönem soru
sormanız için en uygun zamandır. Aklınıza takılan her konuyu çekinmeden
sormanız, önemli konuları unutmamak için önceden bir liste tutmanız
faydalı olacaktır. Kaynaklar vücudunuzda bulunduğu sürece alınacak basit
ve fakat çok önemli önlemler şunlardır :
- Mutlaka yalnız kalacağınız bir odaya alınacaksınız.
- Yayılan radyasyonu emmesi için yatağınızın iki kenarına kalın kurşun
levhalar yerleştirilecektir.
- Gereksiz radyasyona maruz kalmamak için doktor, hemşire ve diğer
personel odanıza sadece gerekli olduğu durumlarda uğrayacak ve çok kısa
süre kalacaklardır.
- Çok özel durumlar dışında yanınızda refakatçi kalmasına izin
verilmeyecek, verilse de sizinle aynı odada kalmayacaktır.
- Çok özel durumlar dışında ziyaretçi kabul edilmeyecek, edilse de
ziyaret çok kısa süreli olacaktır.Çocukların ve hamile bayanların
ziyaretine kesinlikle izin verilmeyecektir.
- Bazen odadaki radyasyon seviyesini tespit etmek için özel bir ölçüm
yapmak gerekebilir. Bu gibi durumlarda Geiger sayacı denilen bir cihaz
kullanılır.
Bu basit
güvenlik önlemleri ile kendinizi soyutlanmış hissedebilirsiniz. Bu
ortamda hastalığınız ve tedavi konusunda endişeleriniz artabilir.
İnsanlar bu gibi durumlarda endişelerini değişik yollarla yenebilirler.
Bazıları tedavinin gidişi hakkında herşeyden haberdar olarak rahat
ederken, bazıları mümkün olduğunca az şey bilmeyi tercih ederler.
Aklınıza takılan her konuda bilgi sahibi olmak sizi rahatlatacaksa,
ilgili personel size yardımcı olacaktır. Soru sormaktan asla
çekinmeyiniz. İçinde bulunduğunuz endişe ve korku haliniz, bunları
yakınlarınız ve ilgili personel ile paylaşmanızla hafifleyecek,
kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Birkaç günlük bir süre boyunca bir
odada yalnız kalacaksınız. Odanızda kitap, dergi okumanızın, TV
izlemenizin, müzik dinlemeneizin hiçbir sakıncası yoktur. Ayrıca
unutmayınız ki, sözkonusu güvenlik tedbirleri, sadece vücudunuzda
radyoaktif kaynakların bulunduğu süre zarfında geçerli olacaktır.
Kaynaklar çıkartıldıktan sonra insan ilişkilerinizde hiçbir kısıtlamaya
gerek kalmayacaktır. Bazı hastalar kaynaklar çıkartıldıktan sonra da
radyasyonlu kalacaklarını, ailelerine ve arkadaşlarına zararlı
olacaklarını düşünür ve endişe ederler. Oysa vücuda yerleştirilen
kaynaklar çıkartıldıktan sonra radyasyonun tüm belirtileri kesinlikle
ortadan kalkar ve asla bulaştırıcılık sözkonusu değildir. Bu endişeden
kurtulmanın da en iyi yolu, ilgili personele sorarak bu konuda yeterli
izahatı almanızdır. Hastaneden çıktıktan sonra normal yaşantınıza devam
etmenizde de hiçbir tehlike ve sakınca yoktur.
|
 |